If interested in AI, check my other page where I write on prospects for LLM tutors.
Abonelik bedava. Abone olun ki her posta doğrudan size gelsin. İlk önce siz okuyun. Aboneliğin bir sıkıntısı yok. E-posta adresiniz kimse ile paylaşılmayacak
-+-+-+-+
Yakın zamana dek hukuk çevreleri dışında neredeyse kimsenin duymadığı bir Türk hukuk terimi öğrendik. Anlamı “Absolute Nullity”, yani “Mutlak Hükümsüzlük”.
Bir Ankara mahkemesi geçen hafta ana muhalefet partisi CHP’yi fiilen Kasım 2023’e geri döndürdü. 2023 Kurultayı sonrasında gerçekleşen her şey hukuken geçersiz ilan edildi: liderlik değişiklikleri, parti içi kararlar ve atamalar. Pratikte mahkeme, 2023 öncesi yönetimin yeniden göreve getirilmesine hükmetti.
Bu Türkiye gibi yaratıcı hukukçuların bol olduğu bir ülke için bile emsalsiz bir adım ve Türkiye elit konsensüsünün yani yerli ve milli hegemonyanın Erdoğan dönemini uzatma yönünde değiştiğine işaret ediyor.
Geçen yıl Erdoğan döneminin son safhasına girdiğini düşünüyordum. Belli ki etrafındaki sistemin dayanıklılığını hafife almışım.
Mazeret olsun diye demiyorum ama, değişen şey sadece Türkiye iç siyaseti değil. Soğuk Savaş sonrası kurulan düzenin tamamı baskı altında. Washington’un otoritesi daha iki yıl öncesine göre bile daha zayıflamış durumda. Özellikle Trump’ın İran’la giriştiği çatışmanın ardından Batı Asya yeni bir stratejik istikrarsızlık dönemine giriyor. Böyle bir ortamda Türk elitleri arasındaki mutabakat, deney arayışından ziyade sürekliliğin vaad ettiği güvenlilik tercihi yolunda oluşmuş görülüyor.
İşe yarar mı?
Bu, Erdoğan rejiminin attığı bir “Hail Mary” pası. Normal şartlarda mümkün olmayan bir fırsat sağlıyor rejime. Ama aynı zamanda riskli; çünkü yargıyı açık biçimde siyasallaştırarak seçim sisteminin meşruiyetini de aşındırma potansiyeli taşıyor.
KK, 2010 yılında Cumhuriyet’e yönelik Gülenist saldırının zirve döneminde CHP’nin başına getirildi. Erdoğan karşısında birçok seçim kaybetti ve sonunda 2023 Kurultayı’nda CHP liderliğini de kaybetti. CHP’nin Erdoğan karşısında düzenli şekilde kazanmaya başlaması ise KK liderlikten ayrıldıktan sonra oldu. Bu bir tesadüf olabilir. Ancak geçen hafta mahkeme mevcut CHP yönetimini görevden aldı ve KK ile ekibini yeniden göreve getirdi.
Yargı kararının tersine çevrilmemesi halinde, bundan sonra yaşanacaklar büyük ölçüde KK’nın Erdoğan mahkemelerinin kendisine verdiği bu yeni yetkiyi nasıl kullanmayı planladığına bağlı olacak.
KK’yı şahsen tanımıyorum ve aşağıda yazacaklarım tamamen spekülasyon. Kimseye saygısızlık etmek istemem. Ama iki uç senaryo var:
Senaryo 1: KK kendisine haksızlık yapıldığına inanıyor
KK 77 yaşında. Gerçekten Erdoğan döneminin sona yaklaşmakta olduğuna ve CHP liderliğinden uzaklaştırılmasının, Erdoğan’a karşı verdiği on üç yıllık mücadelenin nihai zaferinden onu mahrum bırakmak için kurulmuş bir komplo olduğuna inanıyor olabilir.
Eğer böyle düşünüyorsa, parti üyelerinin adil bir parti içi seçimde kendisini destekleyeceğine de inanabilir. Bu durumda birkaç ay içinde yeni bir Kurultay’a gitmeye çalışması muhtemeldir.
Dolayısıyla 2026 sonundan önce yeni bir Kurultay yapılabilir. Böyle bir Kurultay’da KK’nın yeniden lider seçileceğini sanmıyorum ama yanılıyor olabilirim. Bir şekilde CHP üzerindeki spekülasyonlar o noktada sona erer ve siyasi odak yeniden seçimlere ve cumhurbaşkanı adaylarına kayar.
Senaryo 2: KK daha geniş bir siyasi projenin parçası olarak hareket ediyor
KK bağımsız bir siyasi aktör olarak davranmıyor olabilir. Böyleyse, yeniden elde ettiği konumu Erdoğan’ın seçim şansını azamiye çıkarmak için kullanabilir.
Bu da Erdoğan seçim ilan edene kadar parti içindeki krizi uzatmak, muhalefetin cumhurbaşkanı adayı etrafında koordinasyonunu zorlaştırmak ve genel olarak muhalefeti felç etmek anlamına gelebilir.
Daha karanlık ihtimal ise seçim sürecinin kendisiyle ilgili.
Türkiye’nin seçim sistemi bölge standartlarına göre aslında oldukça adil ve şeffaf. Ancak sistemin bütünlüğü, oy sayımı sırasında muhalefet müşahitlerinin aktif katılımına ciddi ölçüde bağlı.
Seçmenler oy pusulasını işaretleyip mühürlü sandığa atıyor. Oy verme bittikten sonra büyük partilerin temsilcileri birlikte sandıkları açıp oyları sayıyor. Sonuçlar tüm müşahitlerin imzaladığı resmi tutanaklara geçiriliyor. Ardından oylar tekrar mühürlenip seçim otoritelerine gönderiliyor.
Resmî sonuçlar sandık ve bölge bazında internette yayımlanıyor. Böylece partiler, kendi tuttukları kayıtlarla YSK verilerini karşılaştırabiliyor. Uyuşmazlık çıkarsa itiraz ve yeniden sayım talep edilebiliyor.
Böyle bir sistemde büyük ölçekli seçim hilesi yapmak son derece zor — tabii muhalefet partileri her sandığa müşahit gönderebilecek örgütsel kapasiteye sahipse. Eğer bunu yapamazlarsa, sürecin öngörülebilirliği ciddi biçimde zayıflar.
Erdoğan performansının muğlaklığı
Muhalefetin birçok figürünün iddia ettiğinin aksine, Erdoğan’ın yirmi beş yıllık iktidarını tamamen başarısızlık olarak tanımlamak zor. Aşağıdaki grafik, Türkiye’nin son çeyrek yüzyıldaki GSYH değişimini gösteriyor:
Elbette makroekonomik rakamlar hikâyenin sadece bir kısmı. Kişi başına düşen gelirdeki dramatik artış toplumun tamamına eşit şekilde yansımadı. Özellikle son üç yılda sıradan Türkler ciddi bir yoksullaşma yaşadı.
Buna rağmen Erdoğan, yüksek enflasyon ve düşen yaşam standartlarına rağmen yüzde 30–40 bandında dikkat çekici ölçüde dayanıklı bir seçmen tabanını korumayı başardı.
Ekonomik koşulların istikrara kavuşmaya başladığına dair işaretler de var. Merkez Bankası’nın altın ve döviz cinsinden toplam rezervleri brüt yaklaşık 160 milyar dolar seviyesinde. Swap kaynaklı döviz yükümlülükleri hariç tutulduğunda net rezervler yaklaşık 35 milyar dolar civarında.
Eğer ekonomi sınırlı ölçüde bile istikrar kazanır ve muhalefet uzun süreli iç savaşa sürüklenirse, Erdoğan daha bir yıl önce imkânsız görünen şeyi yeniden başarıp seçmen coşkusunun yeniden yükselmesiyle değil, rakiplerinin parçalanması sayesinde siyasi hayatını bir dönem daha sürdürebilir.
-+-+-+-+
-+-+-+-+
İstanbul - Brisbane fiyat kıyaslaması - AT endeksi
2024 Temmuz ayında, başladım Avustralya (AU)-Brisbane Coles süpermarket ve Türkiye(TR)-Istanbul Migros süpermarket fiyatlarını karşılaştırmaya. Sepetteki ürünler sınırlı ama yine de bir fikir veriyor.
10 Mayıs kıyaslaması Türk Lirası olarak aşağıda. Avustralya fiyatlarını Türk lirasına 1AUD=32.68TRY olarak çevirdim.
Temmuz 2024’den beri, İstanbul’da et ve pirinç, hep Brisbane’dan daha pahalı oldu.
İlk başta, Türkiye’deki fiyatlar Avustralya’ya kıyasla yükseliyordu. Şubat 2025 sonrası düşmeye başladılar. Son zamanlarda sallantılı gidiyor.
Sepetteki ürünlerin toplam maliyetinin ayrı ayrı her iki ülkede yerel para ile 5 Temmuz 2024’den beri nasıl değiştiğini aşağıda görebilirsiniz.
Bu grafikteki trendlerin sürdürülebilirliğini kavramam mümkün değil. Kurdaki değer kaybının her zaman enflasyon oranının biraz üzerinde seyretmesini beklerdim. Bu grafiği sürdürmenin tek yolu ülkeye düzenli döviz girişi olmasıdır; ancak hesaplarda böyle bir girdi görünmüyor. Karışık bir mesele.
Maaşlar
Avustralya’da asgari ücret, saat başı olarak ifade ediliyor ve 3 Haziran 2025'te saati 25 Avustralya dolarına yükseltildi. Bir ayda 160 saat çalışılır dersek, aylık ücret olarak 4000A$'a denk geliyor. Asgari ücret alan Avustralyalı işçiler yaklaşık 2,6 milyon veya toplam Avustralya iş gücünün yaklaşık %18'i.
Buna kıyasla, Türkiye'deki asgari ücret ayda 26.000 TRY. Mevcut döviz kuruna göre bu, ayda 1018A$'a denk geliyor.
Kullandığım veri tabanı ve yazılımları github’dan indirebilirsiniz isterseniz.
İstatistik
Abone sayısı : 492
Takipçi sayısı : 672
Telif hakkı yoktur. İstediğiniz gibi kopyalayın dağıtın paylaşın.




Hocam selamlar, yurtdışında yaşayan biri olarak haberleri biraz daha gecikmeli ve sıcak gündemden ayrıştırılıp sindirilmiş şekilde tüketmeyi seviyorum. Sizin yazılarınız harika bir ana yemek sunuyor. Teşekkürler.